Beyaz Sanat Akademi
Özgürlük Meydanı Kartaltepe Mh. Belediye Hekimi Sk. No. 4/7 BAKIRKÖY İSTANBUL

Telefon: +90 212 451 48
E-Mail: info@israfilhanci.com
Mobil: 0532 256 75 96 

Edit Template

ÜMİT

İnsanı yaşatan ümididir; bir gün kavuşacak olmanın.

MUCİT

Sevmek olmasaydı mucidi ben olurdum, seni görünce

GÖÇ

Sen çocukların umarsız gülüşü / Yorgun kanatlı kartal / Sen yaralı üveyik / Gözlerinde güzel günlere göç hazırlığı var

GÖNÜL SENFONİSİ

Baktığım her şeyde o gül yüzün var / Sensiz bu yerlerde yalnız hüzün var

AŞK

sıcak denizdir; buz dağlarını eriten.

AŞK

gökkuşağını yakalama hülyasıdır.

AŞK

bir tebessümden pırıl pırıl bir gökyüzü kurmaktır.

...

Aşk uçar, sızı kalır.

AŞK

sevgilinin gözlerinde gül yetiştirmektir.

Evlilik yıldönümünü nerede kutladığınızı soramadım anne. Sahi en son ne zaman bir araya gelip babamla yaşanmışlıklarınızı tazelediniz? Ne zaman baktınız gözlerinizin içine, eski günlerdeki gibi. Gençlik heyecanın kaç ay sürdü ya da kaç gün? Hayallerinin parmak uzaklığı mesafelerine dokunabildin mi hiç? Gülebildin mi anne; umutlarını yellere yükleyip kaygısız, tasasız kalabildin mi? Şimdi aklıma geldi nedense. Senin katıla katıla gülmediğini şimdi fark ettim. Evlilik yıldönümünü kutlamadığını,...

Görestim seni

hasretin kırmızı şimdi, hasretimin rengi kan; ummanlar büyüyor içimde, hasretin; içimi yakan, menekşe kokan… bilmesen de bu halimi, ne olur bir an gözlerime bak da; kan kırmızı, ince sızı, çoban yıldızı hasretimi yorgun gözlerimde gör Esme. gör de bak, nasıl olurmuş göresme? görestim seni var mı haberin, olmuyor aahh, dolmuyor yerin görestim seni, yok mu bir duyan? ıslat yüreğini de gözlerimde uyan! görestim seni, aahh...

ya sabır

Etrafını kara bulutlar sardığında, bir tufan koptuğunda, her şey hallaç pamuğu gibi savrulduğunda nereye kaçacaksın, nereden yol bulacaksın? İhanete uğradığında; güvendiğin insanlar, hiç beklemediğin anda beklemediğin şeyler yaptığında nereye saklanacaksın? Utanması gerekenlerin aslında onlar olduğunu unutup kendini kendinden saklamak için ne kadar çırpınıp duracaksın. Ne kadar, nereye kadar, nasıl…? Her şeyin düğümlendiği anda yapılabilecek tek şey; öylece kalakalmaktır. Beklemek, beklemek, beklemek. Sabrın sınırlarını zorlayana kadar...

Haddi yok, hududu yok sevgimin benim. Öylesine so nsuz bir aşk var ki içimde, sınırları çizilmiş, sonu olan bir varlığın buna karşılık geleceğini düşünemiyorum sevgili. Sana olan aşkım belki; evreni kucaklayan rüzgar içindeki bir toz taneciğinden ve güneşin ışıkları içindeki sonsuz zerrelerden ancak bir tanesi olabilir. Ya da yeryüzünü kaplayan okyanusta yalnızca bir damla. İçimdeki sonsuz aşk duygusunun karşılığını sende aramak yerine, yine sonsuzluğun kendisinde...

Korkularımı salıyorum

Korkularım var. Fena halde kaygılandırıyorlar beni. Onları aklıma getirmemek için uğraştıkça hep zihnimde kalıyorlar; büyüdükçe büyüyorlar içimde. Dağın tepesinden yuvarlanan bir kartopu gibi. Önce minik, masum ilerlemeye başlıyor. Yuvarlandıkça büyüyor. Ve büyüyerek geliyor üzerime üzerime. Kaygılarım artıyor, paniğe kapılıp gerisin geri kaçmaya başlıyorum; kaçtıkça bir dev olup büyüyor, kocaman bir heyulaya dönüşüyor; minik, masum kartopu. Endişe katsayım artıyor, kocaman topun altında ezilecek olmanın paniğiyle kaçacak...

inadımdan asılırım

Bembeyazım şimdi sana; kütür kütür kar. Ellerimde hala sıcaklığın var. Nefesimi gözlerime gizlerim, nefsimin buram buram kıvrımlarında. Ve tavşan kanı çay, sıcak mı sıcak; Gülüşüm güneş gibi berrak, öfkem keskin bıçaktır. Gün gelir kaskatı kesilirim karşında. Su olur donarım, billur gibi parlak. Buz olurum, inadımdan asılırım saçaklarına. Gün gelir eririm ılık ılık, yerlere serilirim başından süzülerek. Sürütürüm gururumu peşin sıra, ayaklarına kurban ederim. Ve buhar...

Çağırdım Seni

seni aradığımda benim ellerimde hazır kelimelerim yaldızlı cümlelerim yoktu, ben vardım. boğazımda düğümleyip volkanları; bir bahar yağmurunun ılık serinliğinde yıkanmak üzre bekleyen ben. bir de umutlarım; titrek tüylerine rüzgar dokunmuş dualar okunmuş umutlarım. umutlarımı ben göçmen kuşlarının avucuna, klavye tuşlarının ucuna değil yüreğinin burcuna bağladım. cevap vermedin ama sen; umursamadın belkide, duyamadın bu yüzden, anlamadın, anlayamadın. çünkü sen başka iklimlerin ot bitmez yamaçlarında yeşermeye durmuş...

dört element

Ben seni altı günde sevdim. Altı günde gelebildim kendime. Derinlerinde kayboldum seni görünce. Diplerinde vurgun yedim. Şaşkın bir şafaktan önce, alacakaranlık gibi sessiz sedasız sardın ufkumu. Üzeri örtülmüş her ne varsa aydınlanırken hayatımda püfür püfür ve bir o kadarda yumuşaktın; göz kamaştıran aydınlığında aniden körelmesin diye gözlerim. Bir tanyeri dinginliğinde ağarttın yüzümü. Tebessümü sende keşfettim. Gülücüklerin yakamoz yakamoz raksını seyrettim gözlerinde. Güneşim oldun; bulutlar desen...

Sevdam kanadı kırık anka kuşu

tufan dedikleri bu olsa gerek; volkanlar büyüyor içimde. içimden akıyor; fırtınalar, boranlar, kanlar. bilmiyorum, kim beni anlar? denizler kan kırmızı, tepeleri zorluyor denizler… susadım, çatladı dudaklarım. kızıl çöllerde yapayalnızım. gecenin karanlığı, kara karıncalar… karardı afakım, içimde hüzün, nerede ışıklar, aydınlığı gündüzün neredeler? vuslat… ahh, aman, bilmiyorum, durdu mu zaman? akmıyor dereler. kuş sesleri duymuyorum, ben sana uymuyorum. anladım, çare yok… halimi sorma bana; bilmiyorum. üzülme,...

Aşk Elle Tutulmaz

Duyguları ve muhakemeleri allak bullak edecek yeni bir kitap; Aşk Elle Tutulmaz

Kitabın yazarı Hancı. Şair Hancı, sade bir dil kullandığı şiirlerinde ahengin özlenen sesiyle okuyucusunu derin ve mistik bir yolculuğa çıkarıyor.

Eğitimler

Aşk Elle Tutulmaz

Duyguları ve muhakemeleri allak bullak edecek yeni bir kitap; Aşk Elle Tutulmaz

Kitabın yazarı Hancı. Şair Hancı, sade bir dil kullandığı şiirlerinde ahengin özlenen sesiyle okuyucusunu derin ve mistik bir yolculuğa çıkarıyor.

Eğitimler

İsrafil Hancı © 2025 Tüm Hakları Saklıdır.