Beyaz Sanat Akademi
Özgürlük Meydanı Kartaltepe Mh. Belediye Hekimi Sk. No. 4/7 BAKIRKÖY İSTANBUL
Telefon: +90 212 451 48
E-Mail: info@israfilhanci.com
Mobil: 0532 256 75 96
İnsanı yaşatan ümididir; bir gün kavuşacak olmanın.
Sevmek olmasaydı mucidi ben olurdum, seni görünce
Sen çocukların umarsız gülüşü / Yorgun kanatlı kartal / Sen yaralı üveyik / Gözlerinde güzel günlere göç hazırlığı var
Baktığım her şeyde o gül yüzün var / Sensiz bu yerlerde yalnız hüzün var
sıcak denizdir; buz dağlarını eriten.
gökkuşağını yakalama hülyasıdır.
bir tebessümden pırıl pırıl bir gökyüzü kurmaktır.
Aşk uçar, sızı kalır.
sevgilinin gözlerinde gül yetiştirmektir.

dağlar taşımaz gülüm, denizler almaz sevdamı benim. ferman gibi dürsen yeryüzünü elinle, köpürsen o mavi, o deniz gözlerinle; gözlerin yetmez, ellerin tutmaz! yazılmaz benim sevdam kağıtlara, ağıtlara, yazıtlara yazılmaz; ağaçlara kazılmaz! taşınmaz benim sevdam; ölümsüz aşkların efsane adında! kuşların kanadında taşınmaz! benim sevdam; bir yıldızın parlak ve berrak sıcaklığında… benim sevdam; ansızın, günahsızın, bir kızın yüreğinde yüreğidir yıldızın. benim sevdam ezelden gelir, güzelden gelir; güzelliği...

hasretin kırmızı şimdi, hasretimin rengi kan; ummanlar büyüyor içimde, hasretin; içimi yakan, menekşe kokan… bilmesen de bu halimi, ne olur bir an gözlerime bak da; kan kırmızı, ince sızı, çoban yıldızı hasretimi yorgun gözlerimde gör Esme. gör de bak, nasıl olurmuş göresme? görestim seni var mı haberin, olmuyor aahh, dolmuyor yerin görestim seni, yok mu bir duyan? ıslat yüreğini de gözlerimde uyan! görestim seni, aahh...
Haddi yok, hududu yok sevgimin benim. Öylesine so nsuz bir aşk var ki içimde, sınırları çizilmiş, sonu olan bir varlığın buna karşılık geleceğini düşünemiyorum sevgili. Sana olan aşkım belki; evreni kucaklayan rüzgar içindeki bir toz taneciğinden ve güneşin ışıkları içindeki sonsuz zerrelerden ancak bir tanesi olabilir. Ya da yeryüzünü kaplayan okyanusta yalnızca bir damla. İçimdeki sonsuz aşk duygusunun karşılığını sende aramak yerine, yine sonsuzluğun kendisinde...

seviyorum dediysem bil ki ben seni; hava gibi, su gibi, toprak gibi, üzerine çiğ düşmüş yaprak gibi değil; delicesine bel bağlanan, yürekten ağlanan; aşk gibi, umut gibi, hülyalar, rüyalar, dualar ve hasret gibi değil ne varsa dünyada; yıldızlar gökyüzü, ay ve güneş, bütün alem ve kainat bana inat toplansa da beni aşamaz ve hiçbir şey ulaşamaz bendeki sana ben seni benim sevdiğim gibi seviyorum.

seni aradığımda benim ellerimde hazır kelimelerim yaldızlı cümlelerim yoktu, ben vardım. boğazımda düğümleyip volkanları; bir bahar yağmurunun ılık serinliğinde yıkanmak üzre bekleyen ben. bir de umutlarım; titrek tüylerine rüzgar dokunmuş dualar okunmuş umutlarım. umutlarımı ben göçmen kuşlarının avucuna, klavye tuşlarının ucuna değil yüreğinin burcuna bağladım. cevap vermedin ama sen; umursamadın belkide, duyamadın bu yüzden, anlamadın, anlayamadın. çünkü sen başka iklimlerin ot bitmez yamaçlarında yeşermeye durmuş...

Gerçekler en umulmadık anda gelir. Karanlığın dip yaptığı, koca yalanların öldüresi girdabında kıvranırken bir şimşek gibi iner; korkutur, irkiltir. Kara bulutlarla çevirir etrafını; her şeyi alt üst eder, yakar, yıkar, savurur. Sonra sağanak sağanak iner üzerine; yalanların, riyaların, hilelerin, tuzakların, pislik, kötülük adına ne varsa ortaya çıkarır. Her şeyi soyup soğana çevirir, çırılçıplak eder. gözüne gözüne sokar insanın. Görmeyene göz, duymayana kulak olur gerçekler. Dört...

Ben seni altı günde sevdim. Altı günde gelebildim kendime. Derinlerinde kayboldum seni görünce. Diplerinde vurgun yedim. Şaşkın bir şafaktan önce, alacakaranlık gibi sessiz sedasız sardın ufkumu. Üzeri örtülmüş her ne varsa aydınlanırken hayatımda püfür püfür ve bir o kadarda yumuşaktın; göz kamaştıran aydınlığında aniden körelmesin diye gözlerim. Bir tanyeri dinginliğinde ağarttın yüzümü. Tebessümü sende keşfettim. Gülücüklerin yakamoz yakamoz raksını seyrettim gözlerinde. Güneşim oldun; bulutlar desen...

Einstein diyorki mutlu olmak istiyorsanız hayatınızı bir amaca bağlayın; eşyaya ya da insanlara değil. Eşya tamam da insanlar için bu böyle olmamalı diye düşünüyorum. İnsanı sevmeyeceksek, ona bağlanmayacaksak ne anlamı var, var olmamızın? İnsan olmadan duygularımızı nasıl hissedeceğiz, nasıl fark edeceğiz insan olduğumuzu? Hasreti, özlemi nasıl duyacağız iliklerimizde, nasıl anlayacağız sevdiğimizin kıymetini? Ölesiye acı veren ayrılıklar olmadan sabrı, metaneti, tevekkülü nasıl öğreneceğiz? Belki mutluluk değil...
Duyguları ve muhakemeleri allak bullak edecek yeni bir kitap; Aşk Elle Tutulmaz
Kitabın yazarı Hancı. Şair Hancı, sade bir dil kullandığı şiirlerinde ahengin özlenen sesiyle okuyucusunu derin ve mistik bir yolculuğa çıkarıyor.
Duyguları ve muhakemeleri allak bullak edecek yeni bir kitap; Aşk Elle Tutulmaz
Kitabın yazarı Hancı. Şair Hancı, sade bir dil kullandığı şiirlerinde ahengin özlenen sesiyle okuyucusunu derin ve mistik bir yolculuğa çıkarıyor.
End of Content.